Boğaz Kirliliği ve Çevre Bilgisi
| Makale İçeriği |
|---|
| Boğaz Kirliliği ve Çevre Bilgisi |
| Sayfa 2 |
| Tüm Sayfalar |
Marmara denizi ve boğazlarda iki çeşit su akıntısı bulunmaktadır. Üst tarafta düşük yoğunluktaki Karadeniz suyu bulunurken, daha derinler de ise yüksek yoğunluktaki Akdeniz suyu dolaşmaktadır. Marmara Denizi’nin bu özelliği denizdeki canlılığın ve tür çeşitliliğinin de artışına neden olmaktadır. İstanbul Boğazı’na yakın yerlerde Karadeniz’e özgü türler çoğunlukta iken Çanakkale Boğazı’na yakın bölgelerde ki canlı çoğunluğunu Akdeniz’e özgü türler oluşturmaktadır.
İstanbul boğazı Karadeniz ve Marmara denizi arasında ki su yolu olduğundan her iki denizimizden gelen kirli atıklar boğazı kötü yönde etkilemektedir.
Deniz ortamında bu kadar canlılık varken bölgede hızla gelişen sanayi ve ekonomi ülkemizdeki göçün kaynağı olmuş ve Marmara bölgesine olan talep de oldukça artış göstermiştir. Sonuçta ülkemizin nüfus yoğunluğu en fazla Marmara Denizi çevresinde kendini göstermiştir. Endüstriyel üretim ve nüfustaki bu artış elbette Marmara denizini de etkilemiştir. Uzun yıllar boyunca endüstriyel ve evlerden gelen kanalizasyon atıkları hiçbir arıtma işleminden geçmeden Marmara Denizi’ne dökülmüş, daha sonra geliştirilen Derin Deniz Deşarjı Projesi ile de İstanbul'un kanalizasyon atıkları boğazın derin sularına verilerek kirliliğin uzaklaştırılması hedeflenmiştir. Son Güncelleme ( Pazartesi, 22 Mart 2010 20:13 )
İstanbul Boğazı'ndan Çıkartılan çamurlu materyal
Ancak Marmara denizinde bulunan çift akıntı her yerde o kadar net olarak ayrılmaz. Çünkü deniz tabanı bir çok çukur ve yükseltiden oluşmaktadır. Bundan dolayı her iki su kütlesi bir çok yerde karışmaktadır. İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e dökülen suların ise birçoğunun Karadeniz ağzında bulunan eşiğe çarparak üst sularla karışıp tekrar İstanbul boğazı’na döküldüğü anlaşılmıştır. Sonuçta Çanakkale boğazından Marmara’ya giren suyun % 90’ı üst sularla karışarak tekrar Ege Denizi’ne dökülmektedir. Yani yerel yönetimlerin pis suyu derinlerdeki akıntı ile uzaklaştırma yöntemi dışında tam arıtmaya geçmeleri gerekmektedir.